Pazartesi, Temmuz 13

''Darbe, mutlaka bir gece yarısı, sabaha karşı gelir diye bir şey yok. Darbe bir süreç. Darbeyi sadece askerler yapar diye de bir şey yok. Darbeyi siviller de yapar." demiş, muhterem muhalefet liderimiz. Tamam, başına katılıyorum, doğru, değişim bir süreçtir. Kanlı ya da değil, hep bir "süreç"tir ama, siviller? Sahiden, biz darbe yapar mıyız?

Benim kafam karıştı.

Düzende değişiklik silah zoruyla yapılıyorsa eğer, taraf bile olsak değişime, makul siviller olarak duruma az buruk, az ekşi bakıyoruz; silahlı kuvvetler yapıyorsa, aman kimsenin çocuğu böylesini görmesin, adına darbe diyoruz; haa, bazı özel durumlarda siviller gerçekleştiriyorsa da değişimi, biz buna devrim diyoruz. Yani, öyle sanıyordum. Hani, Fransız Devrimi, 12 Eylül Darbesi gibi örneklerden yola çıkarak..

Şimdi, sevgili, pek muhterem muhalefet liderimiz "Türkiye'de sivil ve askeri yargı, darbeyle savaşmak için donanımlıdır." derken, tam ne demek istiyor? 12 Eylül bir darbe değil mi, yoksa? Yani bir-Japon'un-insafına-kalmış Evren halktan biri, bir sivil ve hatta bir devrim kahramanı falan mı? Yoksa netekim paşa kırılırken Baykal'a, manasız alınganlık mı yapmaktaydı?

Yani, Baykal, ne demeye çalışıyor? Yoksa muhalefet hep ve her daim "hayır" mı demek?

Valla anlamadım ben!?

0 yorum: