kaset, suikast vs çok detay var, kafa karışıyor. pek vıcık vıcık bir hikaye, herkes kapı aralığı gözlemcisine dönüştü. derhal bir adım geri çekilelim ve soruyu hatırlayalım:
Baytok'un milletvekilliği şahsi yakınlık neticesi mi edinildi?
biz sıradan insanlar için konu, aslen, bundan ibarettir!
yoksa Baykal Baytok'la aşk yaşıyormuş vs.. bunlar Olcay hanım'ın tasarrufunda meselelerdir. bu aşk ilişkisi gayrı ahlaki yollardan kasetlere kaydedilmiş ve haber niyetine basına sızdırılmış vs.. bu da kanun adamlarının takibindedir. torunları Olcay hanım'a çiçek hazırlamış vs... dedikodudan ibarettir.
geçelim, rica ederim. geçelim.
biz, zira, millet olarak yani, vekillerini seçme yeteneği olan ve demokrasi diye yırtınan liderlerin arasından doğru tercihi yapması beklenen "milet" olarak, Baytok'un vekilliğinin bize yakınlığı nedeniyle mi, yoksa Baykal'a yakınlığı sebebiyle mi edinildiğini sormalıyız.. malesef şu saate kadar ne Baytok ve ne de Baykal bu manada bizlerle yüzleşmediler. "açıklama yapmayacağım" ya da "hukuk savaşı başlatacağım" gibi manası bizler adına pek eksik ifadelerle saatleri dolduruyorlar. meseleyi geçiştiriyorlar.
aman, izin vermeyelim kafamızı bulandırmalarına: soru, sorun Nimet Baytok'un milletvekilliğinin Baykal'ın bir erkek, Baytok'un bir kadın oluşu kadar sıradan bir denkleme eşit şahsi bir kayırma olup olmadığından ibarettir.
bu sorunun cevabı nasıl bir demokraside yaşadığımızı, bu soruya reaksiyonumuz ise nasıl bir yönetim arzuladığımızı içerecektir.
aman, iyi bakalım, iyi okuyalım. kim, bizim sorumuzu soracak, bekleyelim. hatta oyumuzu bu sorunun sorulması ya da sorulmayışı belirlesin.
ama kafamızı bulandırmalarına asla izin vermeyelim.
10 May 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder